Ramazan misafirini en güzel şekilde ağırlayın

Rahmet ayı olan mübarek Ramazanda insanların kalbindeki iman cevherinin çıkarılması gerektiğini vurgulayan Molla Arif Tanrıkulu Hoca da Müslüman halkın imandan uzaklaştırılmaya çalışıldığını belirtti. Bu konuda âlimlere büyük bir iş düştüğünün altını çizen Tanrıkulu, Allah`ın ipine sımsıkı sarılmamız gerektiğini ifade etti.

Ekleme: 12.04.2022 06:35:00 / Güncelleme: 12.04.2022 06:39:15 / Ramazan
Destek için 

Doğruhaber

Bizler Ramazan ayına Allah`ın (cc) bir misafiri olarak bakmalıyız. Nasıl ki evimize bir misafir geldiğinde en güzel şekliyle ona ihtiram edip, kıymet veriyor ve gelişine binaen evimizi temizliyorsak aynı şekilde bize yılda bir gelen Allah`ın bu kutlu misafirine kalbimizi açmalı, bunun için de kalbimizi temizlemeli ve onu en güzel şekilde ağırlamalıyız.

Eğer bizler gelen bu misafire gösterilmesi gereken ihtimamı göstermez ve ikramda bulunmazsak onun hürmetini kırmış olmakla beraber onu bize misafir olarak gönderen Rabbi Zülcelâl`e de hürmetsizlik etmiş oluruz. Bu da Ramazan ayını ve bu ayda nazil olmuş olan Kur`an-ı Kerim`i hakkımızda şikâyetçi kılmaya sebep olmuş oluruz. Ama bu mübarek ay memnun ayrılırsa bizim kendisine göstermiş olduğumuz hürmete karşı kıyamet günü bizim için şahitlik eder ve onun memnuniyeti,  kendisinde nazil olan Kur`an-ı Kerim`in bize şefaat etmesine sebep olur.

İNSANLARDAKİ İMAN CEVHERİ ORTAYA ÇIKARILMALI
Halkımız Müslüman`dır. Lakin batıl ile hak karıştırılarak Müslüman insanlar kandırılmaya çalışılmaktadır. İnsanlar Müslüman olarak İslam fıtratı üzerine dünyaya gelirler. Bunun böyle olduğunu Allah (cc) söylüyor. Bu haslet bilhassa halkımızda kaybolmayacak bir güzelliktir. Bize düşen bu hazineyi ortaya çıkarmaktır. Biz bunun zaman zaman ortaya çıktığını en bariz şekliyle Ramazan ayında görüyoruz.

Bakıyoruz ki İslam`ı yaşamayan insanlarımız dahi Ramazanda imani bir tavır içerisine giriyor ve Ramazanın gelişi toplumda apaçık kendini fark ettiriyor. Ancak yürütülen oyunlar bu toplumu İslam`dan uzaklaştırmış ve ruhaniyetlerinde derin yaralar açmıştır. Dertlerini tedavi etmek için gereken ilaç kendilerine verilmiyor ve insanlarımız hasta bırakılıyor.

ÂLİMLERE DÜŞEN  BÜYÜK GÖREV
Bugün bu durumda oluşumuzun en temel sebeplerinden biri de biz Müslümanların acziyeti ve temsil ettiğimiz hakikatin hakkını yerine getirmeyişimizdir. İyi bir hizmet sergileyemiyor, Kuran`ın hakikatlerini bu insanlarımıza hakkıyla anlatamıyoruz. Daha doğrusu anlatmıyoruz. Eğer İslam âlimleri Ramazan`ı da fırsat bilerek fıtri duyguların neşvu nema bulduğu şu günleri bir diriliş imkânına çevirebilirlerse ve bu insanlara, iman nurunu eline alarak giderse bu toplumun kurtuluşu çok kolay olacaktır inşaallah. 

ALLAH`IN İPİNE SIMSIKI SARILMALIYIZ
Allah`ın razı olacağı fiillerimizi çoğaltalım. Sadece aç kalmakla değil, göz, kulak, el ve ayaklarımızla da oruç tutalım. Yani orucumuz hem maddi hem de manevi olmalı. Ramazan ayının evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden azad oluştur.
Topyekûn Allahın ipine sımsıkı sarılmalıyız. Allah ile aramıza attığımız bağı koparmayalım. Evet, belki de Allah ile aramızdaki bağ sağlam olmayabilir. Kulluğumuza gerekli ehemmiyeti göstermemiş olabiliriz. Ancak bu halimiz, bu bağı hepten koparmamız gerekir anlamına da gelmiyor.