Sitene Ekle Künye Temsilcilikler Abonelik Arşiv Video Galeri Foto Galeri Doğru Gazete İletişim Arapça

Ana SayfaGüncelDünyaEkonomiAile & SağlıkKültür & SanatBilim & Teknolojiİlim & İrfanAraştırmaEtkinliklerDoğrugençDoğruhaberÇeviri MakalelerRöportajİslam & HayatAyetHadis-i ŞerifGünün YorumuRamazanYazı DizisiKitapÇocuk BahçesiRehberlikHutbeFıkıh KöşesiAnalizOkur KöşesiKürdî

Rana Teyze`m anısına

04 Şubat 2012 Cumartesi 14:39:04
Bismihî Tealâ

Bu açtığım sayfa Rana Teyze(miz) için olsun istedim. Kelimelerim onun için dizilensin diye bekledim. Gelmediler. Sanırım tüm kelimeler Rana Teyze’min peşi sıra gittiler. Önümde Word belgesi açık olarak beklemekteyim. Elbet gelirlerdi kelimeler. Zira nakıs kelimeler gözyaşlarının kokusunu iyi bilirler. Ve iz sürerler…

Bir gün bir bilge, kendi türleriyle uçmayı reddeden iki ayrı cins kuşa rastlar yol kenarında. Hayli merak eder bu iki farklı yaratığın nasıl olup da kendi aileleriyle, ait oldukları yerlerde yaşamak istemediklerini,  nasıl olup da bir ‘yabancı’yı kendi kardeşlerine yeğlediklerini. O kadar farklıdır ki kuşlar ihtimal veremez birbirlerini sevdiklerine, türdeşleriyle değil de birbirleriyle uçmayı yeğlediklerine. Yaklaşır ve merakla inceler kuşları.  Ta ki her ikisinin de topal olduğunu keşfedinceye kadar. O zaman anlar ki, birlikte kaçar, birlikte uçar, birlikte yaşarlar beklenenlerin yanında tutunamayanlar.

Vefat haberini okumadan evvel tanımazdım Rana Teyze’mi.  Kendisi Türkçe konuşmayı bilmiyorsa yan yana otursaydık anlayamazdım söyleyeceklerini. Çünkü bende Kürtçe bilmem. Onun memleketine de bigâneyim. Mamafih gazetede resmini gördüğümde yandı ciğerim. Acısı uzak diyarlardan ruhuma dokundu. Ortak acılarımız birbirimizi onun gözlerinde buluşturdu. Güneydoğu’da hangi evin kapısını çalsanız acıların sofrasına oturursunuz. Ya oğuldur giden, ya babadır, ya eştir… Kimin yüreğine dokunsanız bir vaveyla duyarsınız. Baktığınız tüm gözlerde elem okursunuz.  Kalp hastası olan kızımı kaybettiğimde beni teskin etmeye çalışan anneme dedim ki “senin hiç evladın öldü mü?  O zaman bırak da acımı yaşayayım.” Ve şimdi teyzemizin acısını yaşıyoruz hepimiz. Hem de yüreğimizin en ücra köşesinden bu acıyı hissetmekteyiz. 

Hz Ebubekir (r.a) “Bana Allah’ın himayesi yeter” dediğinden beri saflar birbirinden ayrıldı. Mustazafların üzerine biteviye zulüm yağdı. Ne çok acımız var. Rana Teyzemizin acısı ile hemhal olduğumuz acılar. Sesimizi duymuyorlar ki körler ve sağırlar. Fakat yeis yok. Bizim sesimizi duyan Yüce Mevlâ’mız var. El Kahhar zalimden hesap sorar.  Bize düşen sebat etmek. Ve kelimetullaha kulak vermek. “Şimdi sen güzelce sabret. Doğrusu onlar, o azabı (ihtimalden) uzak görüyorlar.”
Onların sesimizi duymaması bizi şaşırtmamalı. Ve yolumuzdan alıkoymamalı. “Hevâ ve hevesini kendine ilâh edinen, Allah’ın kendi ilmi dâhilinde saptırdığı, kulağını ve kalbini mühürleyip gözüne perde çektiği kimseyi görüyor musun? Şimdi onu Allah’tan başka kim hidayete erdirebilir? Hala düşünmez misiniz?” Evet,  çığlığımızı duyamazlar. Onlar makamın bekası ve hayatlarının sefası gayretindeler. Mühürlenmiş kalpleri ile kendilerine verilen mühlet gününü beklemekteler.

Rana teyzemin anısına yazmak istedim bu sayfaları…

Seni acılarınla tanıdık. Ağladıklarına ağladık. Dualarına katıldık. Yandı yüreğin, bizde yandık. Sen gittin, gidişin sızlattı yüreklerimizi. Sen gittin, gidişin kanattı hasretlerimizi. Sen gittin, gidişin ağlattı kardeşlerimizi. İsterdim ki sen ukbaya avdet etmeden evvel ziyaretine gelebileyim. Gül kokulu o mübarek ellerini hürmetle öpebileyim. Sen feryat ettin. Sesin Levh-i Mahfûz’a yazıldı. Vâ’esefa! Muhatapların hem kör hem de sağırdı.

“Çok şey mi istiyorum”
diye geçirirdin içinden.  Evladını görmekti muradın bu dünyadan göç etmeden.  Son nefesine kadar bir umutla duyurmak istedin serzenişini. İstedin ki zalimler anlasınlar bir annenin kederini. Çaresizliğin Lût (a.s)’un seslenişini andırıyordu. O da zalimlere  “Keşke size yetecek bir kuvvetim olsaydı. Veya sağlam bir yere sığınsaydım” diyordu. Kullarını yalnız bırakmayan Yüce Mevlâ onu şu ayetle müjdeliyordu;

“Onlara tanınan süre sabaha kadardır. Sabah yakın değil mi?” 

Rana Teyze’m; sen vuslatı koynuna aldın ve gittin, ukbaya kaldı intizârın.

Rana Anne(m); sen hazin bir gidişle koyup gittin, asumana yazıldı inkisârın.

Ayşegül YILDIZ / batmanbasin.com

 

Haberleri Paylaşarak Bilgiyi Anında Arkadaşlarınıza Ulaştırabilirsiniz.
Yorumlar
 
SON DAKİKA
Tümü
Van

ÇAĞRI TV       İLKHA       İNZAR       KELHAAMED       NİSANUR       DUA      MUSTAZAF-DER      ÖZLEM AJANS      TESSEP

Yavuz Selim Mh. Mehmetçik sk. no:71 kat:2 Esenler/İstanbul Tel: (0212) 562 60 06 Fax: (0212) 562 60 16 Email: web@dogruhaber.com.tr Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.