Sitene Ekle Künye Temsilcilikler Abonelik Arşiv Video Galeri Foto Galeri Doğru Gazete İletişim Arapça

Ana SayfaGüncelDünyaEkonomiAile & SağlıkKültür & SanatBilim & Teknolojiİlim & İrfanAraştırmaEtkinliklerDoğrugençDoğruhaberÇeviri MakalelerRöportajİslam & HayatAyetHadis-i ŞerifGünün YorumuRamazanYazı DizisiKitapÇocuk BahçesiRehberlikHutbeFıkıh KöşesiAnalizOkur KöşesiKürdî

Her şeyin en kirlisi; "Siyaset"

04 Şubat 2012 Cumartesi 13:53:36
Siyaset, politika söz konusu olduğu zaman yirminci yüzyıla kadar ki selef âlimleri hep uzağında durmuşlardır. En fazla kıyısına kadar yaklaşmışlar. İmam Malik’ten hatta İmam Ebu Hanife’den ehl-i sünnet âlimleri siyasetten, siyaset adamlarından “devlet ricali”nden uzak durmayı yeğlemişler. Bu konudaki tavırlarını en güzel; İmam Şafii, İmam Malik’ten ders almak için Mekke valisinin mektubu ile Medine valisini yanına alarak İmam Malik’in huzuruna çıkmaları ve akabinde İmam Malik’ten onlara karşı sert tutumunda görmek mümkün.

O günden beri selef âlimleri devlet ricalinden uzak durmayı tercih ettiler. Siyasete müdahil olmadılar. Devlet yönetimine, siyasete müdahil olmaya çalışan ehl-i beyt imamlarını ise Üstad’ın tabiri ile; “Bu kirli alandan Allah onları korudu, uzak tuttu.”

Selefimizin siyasetten uzak duruşlarını en güzel ve veciz bir şekil Üstad; “Euzu billahi mineşşeytanirracim vessiyase” sözü ile ifade etmiş.

İnsan bazen düşünemeden edemiyor. Sahabe gibi politik bir toplumun mirasını devralan selef niye siyasetten bu kadar uzak durmayı tercih etti. Oysa Ashab yani terekenin sahipleri o kadar politik bir topluluk idiler ki… İslam’ın en sert halifesi Hz. Ömer (ra)’in bile en ufak şüphe arz eden eyleminde yakasına yapışmışlar, ondan hesap sormuşlar ve halife de cevap vermek zorunda hissetmiş kendini. Devletin en küçük işinden en büyük işlerine kadar her şey ile ilgili görüşlerini çekinmeden dile getiren, müdahil olan bir toplumun varisleri niye devlet, siyaset işinden bu kadar uzak kalmayı tercih ediyor, diye insan düşünemeden edemiyor.

Ama bunun sebebini en güzel şekilde herhalde Şeyh Said Efendinin oğlu Şeyh Ali Rıza veriyor. Kendisine ‘Niye şeyhlik yapmıyorsun, eğer şeyhlik yaparsan bölgenin büyük çoğunluğu sana mürid olur’ şeklindeki tekliflere; ‘Babamın şeyhliği gibi şeyhlik benim kârım değil, kardeşim Şeyh Selahaddin ve diğer şeyhlerin yaptığı şeyhliği de ben yapmak istemiyorum” diye karşılık veriyor. Her halde bu cevap selefi salihinin siyaset/devlet/politika ile ilgili izhar edilmemiş açıklamaları olsa gerek. Zira sahabenin yürüttüğü siyaset ve devlet yönetimini başaramadıklarından sıradan insanların yaptığı siyasetten uzak durdular.

Yaşadığımız tecrübeler onlara hak vermeyi gerektiriyor. Eskiden günaha bulaşacak, bazı haramlara göz yummak zorunda kalacak” diyorduk. Ama bugün bundan vazgeçtik artık emperyalist batılılara karşı her türlü müsamahayı gösterirken, İslam âlemine karşı ceberut kesilen Müslüman siyasetçilerle karşı karşıyayız.

Muhakkak hatırınızdadır. Birkaç hafta önce Irak’ta cumhurbaşkanı yardımcısı ile başbakan Maliki arasında bir sürtüşme meydana geldi. Erdoğan, en sert üslubuyla olayın müdahili oldu. Irak; bu bizim içişlerimiz, bu şekilde müdahale etmeniz doğru değil” açıklaması yaptıkça Erdoğan daha bir celalleniyordu. Aynı şekilde Suriye ile ilgili de pkk’ye yardım edebileceği konuşuldu. Abdullah Gül dünyayı onlara zindan etmekten söz ediyordu.

Bugün ise Fransa Türkiye’ye; “Sizin atalarınız katildi, hatta bundan öte soykırımcı idi. Ermenileri kıyımdan geçirdiniz. Tıpkı Hitlerin yaptığı gibi ya da Saddam’ın yaptığı gibi hatta daha da öte beyazların zencilere yaptığı, Avrupalıların Afrikalılara yaptığı gibi… Bunu kabul edin veya ecdadınız adına özür dileyin ya da bu ecdattan beri olduğunuzu söyleyin” diyor.  Üstelik son kararı ile buna karşı çıkanları da cezalandıracağını söylüyor. Buna karşı Türkiye hükümetinin yetkilileri, yani Irak’a Suriye’ye celallenen Müslüman hükümet yetkilileri sağduyudan, onların kendilerini çekmek istediği mecralara akmaya karşı dikkatli olmaktan söz ediyor. Tabi libarel medyadan bu politikalarına büyük övgüler alarak. Tepkileri Renaulttan kiraladıkları birkaç aracı geri göndermekle sınırlı kalıyor. Acaba Fransa yerine bir İslam ülkesi olsaydı, bırakın liberal medyanın, Müslüman hükümetin yetkililerinin daha da ötesi Erdoğan’ın tepkisi ne olurdu, diye sormaya gerek yok herhalde…

İşte siyasetin bu kadar kaypaklaştığı ve izzetli bir siyaseti yürütme donanımından yoksun oldukları sürece kanaatimce Müslümanlar daha uzun süre siyasete şüphe gözü ile bakmakta haklı olacaklar…
 

Haberleri Paylaşarak Bilgiyi Anında Arkadaşlarınıza Ulaştırabilirsiniz.
Yorumlar
Ziyaretçi 08 Şubat 2012 Çarşamba 17:01:53
Katılmamak elde değil..
Tarihdeki örnekler müstesna..
günümüzde yakın çevremizden, tanıdıklarımızdan,
kalem gibi doğru..dürüst insanlar..
siyasete bulaşınca daha doğrusu,
koltuk-kanepe münesabetleri,
ihale,teşvik,hibe,düşük faizli kredi vs menfaetler,
ricacı çevrenin enaniyetleri azdıran yalak,iffetsiz davranışları
sürekli metheden sizi göklere çıkaran yağdanlıkların mehthiyeleri...vs..vs..
süfli bir varlığa dönüştürdüğünü defalarca gördüm..
tecrübemle sabit,
bırakın hayatta olanları,
mezarlıklardaki ölmüşlerden bile seçeceğiniz en muhterem insanları,
siyaset çarkının içine sokun bütün insanlık vasıflarını bir süre sonra ceket gibi çıkarıp bırakıveriyorlar..
herhalde ondan mübarek bir insan
"siyasetten akrepten yılandan kaçar gibi kaçın" demiş..
Ziyaretçi 06 Şubat 2012 Pazartesi 23:31:00
kirlilik anlayışına reddiye ve imam mehdiyle ispat
yazı yayınlanmayacak biliyorum ancak yazara iletirseniz sevinirim. tıpkı hz süleymanın siyaseti gibi. tıpkı asrı saadet gibi. hz Ali de hiçbir zaman siyasetle kirlenmedi ve ehli beytte kirletilemezdi, imam mehdi ise bunun böyle olduğunu biiznillah ispatlayacak. yazara katılmıyorum. insanı kamil her alanda kamildir. insanlar onu kirlenmiş olarak görse de bu ölçü olamaz.ali muaviyenin gözünde kirli idi. peki kirlinin gözünde kirli olmak kirlilikmidir. cehil soysuzunun gözünde peygamberde kirli idi. düşmanlarının gözünde peygamber siyaseti kirliydi. ancak sayın yazar kuranda geçen kirli grupların kirlilik anlayışına kendisini kaptırmış ki ehli beytin siyasetle kirleneceğini düşünüyor. bediuzzaman ve yazara katılmıyorum.
Ziyaretçi 06 Şubat 2012 Pazartesi 23:15:48
insanı kamil
herşey kirlenebilir. sadece siyaset değil. imam huseyn ise kirlenen siyaseti temizlemek için kıyam etti. temiz siyaset için temiz insana ihtiyaç var. eğer insanı kamil varsa ve siyasete hakimse o siyaset hiçbir zaman kirlenemez.
 
SON DAKİKA
Tümü
Van

ÇAĞRI TV       İLKHA       İNZAR       KELHAAMED       NİSANUR       DUA      MUSTAZAF-DER      ÖZLEM AJANS      TESSEP

Yavuz Selim Mh. Mehmetçik sk. no:71 kat:2 Esenler/İstanbul Tel: (0212) 562 60 06 Fax: (0212) 562 60 16 Email: web@dogruhaber.com.tr Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.