Güvercinler ve şahinler04 Şubat 2012 Cumartesi 14:18:36Siyasette ve idarede şahinler ve güvercinler diye iki farklı tarz vardır. Güvercinler, uzlaşma; şahinler ise güç kullanma taraftarı olarak bilinir. Acaba İslam’ın siyaset ve idare nizamında böyle bir tarz var mıdır ya da hangisi esastır?
Güvercine “Hemame” ismi verilir ki bu, “hemim” kelimesiyle aynı köktendir. Hemim ise hem kaynar su (Hacc:19) hem de sıcak ve samimi dost manasındadır. (Şuara:101). Buna göre hemim; aynı anda birbirine zıt iki manaya gelmektedir. Hemim, hem dosttur hem de yakıcı bir sudur. Bunun hemame yani güvercinle alakası acaba nedir? Peygamber Efendimiz(sav) hicret ederken bir süre kendisini Sevr mağarasında gizledi. Bu sırada bir güvercin gelip mağaranın kapısında yuvasını kurdu. Cahil Mekke müşrikleri bunu görünce oradan çekildi. Sevr mağarasının kapısına özellikle güvercinin yuva kurmasının hakikaten çok latif ve çok acayip manaları vardır. İnsanın bedeninin büyük bir bölümü sudan müteşekkildir. Onun tabiatı, ahlakı suyunun mahiyetini doğrudan etkiler. Eğer insan, adilse suyu mutedildir; gerektiğinde serin, gerektiğinde sıcaktır. En vasat ve en mutedil tabiat Müslüman kimsenin tabiatıdır. Ahlakı yüce olduğu için Müslüman’ın kimyası sağlam ve dengeli bir terkibe sahiptir. Nerde suyunu ısıtacağını nerede serinleteceğini gayet iyi bilir. Müslüman, hemimdir; bazen dost manasında hemim, bazen de kaynar su manasında hemim. Yani ekseriye güvercin, bazen şahin. Güvercin, hemamedir. Daha çok dost manasındaki hemimi çağrıştırır. Hemame görüntüsüyle ve tabiatıyla sevgiyi ve sevecenliği temsil eder. Hemame; zariftir, aşkın sembolüdür. Fakat aşk aynı zamanda özgürlüğü gerektirir. Bu nedenle her hemamenin yani güvercinin içinde bir şahin vardır. Yani hemim içinde hamim. Peygamber Efendimiz(sav) hicret ederken mağaranın kapısında güvercin yuva kurdu. Bu, cahillere bir mesajdı ve şunu demeye getiriyordu; “Bana sevgiyle, imanla yaklaşırsanız ben size hemim bir dostum. Ben aşık olabileceğiniz biriyim ve lakin kin ve nefretle bana yaklaşırsanız yine Ben size hemim olurum ama bu sefer sizi yakan bir hemim olurum. Ben her durumda hemim’im. İnsanları yakarım; ya aşkımla ya heybetimle. Kim, hangisini isterse bende onu bulur. Ben de onu veririm.” Güvercin, yani hemame, Hatemülenbiya’nın(sav) çok latif bir mesajıdır. Güvercin görünmek, Müslümanların heybetinden bir şey eksiltmez. Hatta Güvercin görünmek esastır. Çünkü bu, Müslümanlara bir dokunulmazlık sağlar. İz kaybettirir. Onların önünde set olup, onları görünmez kılar. Fakat bu güvercinin yani hemame’nin içinde muhakkak yakıcı bir hemim saklı durmalıdır. Bu, aileden cemaate, toplumdan devlete her müessesede böyle olmalıdır. Eğer erkek evinde her zaman şahin olursa evinde, güvercin yuva kurmaz. O zaman dost bir hemim değil, yakıcı bir hemim olur. Binaenaleyh aşkı yakalayamaz. Her istediğini emirle elde etmiş olur. Emirle elde edilen şey tabiatıyla aşkın ürünü değildir. Elbette erkek, güvercinin içinde şahini muhafaza edecektir. Fakat hangi kurumda olursa olsun İslam, idarede şahini yedek olarak kullanır. Güvercin olmayı esas kabul eder. Dücane; evcil manasında olan “decen” kelimesinden türemiş bir kelimedir. Uhud Savaşında Efendimiz (sav)’in kılıcını Ebü Dücane aldı. O kılıcı alırken öyle bir yürüyüşle yürüdü ki ayağının altındaki yer ezildi. Aslında Ebü Dücane, “decen” yani “evcil” biridir. İsmiyle özüyle böyledir. Ehildir, en anlaşılır ifadeyle Ebü Dücane, güvercindir. Fakat Uhut günü suyunu kaynatarak dost manasındaki hemimliğini bıraktı, kaynar su manasındaki hemim oldu. Güvercinliğinin içindeki şahini gün yüzüne çıkardı. Ebü Dücane; müşriklerin Sevr mağarasının önünde anlamak istemediği o güvercinin şahin suretine bürünmüş haliydi. Bu anda bile Ebü Dücane yine güvercindi ama herkes onu kendi bakışına göre görüyordu. Efendimiz (sav)’in mağarasının önünde yuva kuran güvercinden anlıyoruz ki siyaseti güvercinler belirler. Güvercinler, zalimlerin ve cahillerin planlarını boşa çıkarır. Şahinler ise caydırıcıdır. Yol belirlemez, yol açar. İslam, her zaman hemimdir. Dosttur. Fakat gerektiğinde suyu kaynatarak şahinliğini kullanır. Ancak bu, istisnai ve geçici bir durumdur. Asıl olan şahinin güvercinin içinde olmasıdır. Eğer bu böyleyse güvercin görünmek taviz ve zaaf değildir, aksi takdirde bu, zaaftır. Kimse İslam idare ve siyaset nizamında sadece güvercin ya da sadece şahin olmanın esas olduğunu söyleyemez. Şahinler güvercinlerin kontrolünde olmak zorundadır. Şahinler güvercinlerin kontrolünde olursa bu bir hüküm ifade eder ama güvercinler şahinlerin kontrolünde olursa bu idarede ve siyasette güvercinlerin hiçbir hükmünün olmadığı anlamına gelir. Yol bilen,Yol gösteren, Yol açan Müslümanlara selam olsun. |
|
||||||
|
||||||