Kudüs ve misk emaneti iki ayrı kıssadır.
| 11 Şubat 2012 Cumartesi 08:48:00 |
 |
Kudüs ve misk emaneti iki ayrı kıssadır. Her birinin ayrı bir hikâyesi ve delaleti var. Kıssalar geçmişi şimdiki zamanla iman ve özgürlüğün yakın olduğu inanç zemininde buluşturuyor. Misk hikâyesini Şeyh Karadaği İbni Şeddad’ın dilinden anlatıyor. Salahuddin Eyyubi zamanında Anadolu kadınları ülkenin mübarek topraklarında yetişen gül çeşitlerinden bir esans ve misk yapıyorlar. Bu kokuyu elde etmek için fazlasıyla çaba sarf ediyor ve uzun bir zaman bekliyorlar. Salahuddin kadınların bulunduğu bölgeye geldiğinde onunla görüşmek istiyorlar. İstemekle kalmıyor, bunda ısrar ediyorlar. Salahuddin kendi kendine “bu kadınlar ne istiyor, neden bu kadar ısrar ediyorlar” diye merak ediyor.
Kadınlar görüşme imkânı bulunca ona Mescidi Aksa’yı kurtarma niyetini ve samimiyetini soruyorlar. Aldıkları cevap karşısında niyetini, azmini ve Allah’a olan tevekkülünü görünce ona şunu söylüyorlar: “Sana bir misk şişesi vereceğiz. Bunu sana emanet olarak bırakıyoruz. Mescidi Aksa’yı özgürleştirip temizleyince ona bu miski sürmeni istiyoruz.” Şeddad, Salahuddin’in bu şişeyi on yıl cebinde taşıdığını, onu ancak Mescidi Aksa’yı kurtardığında cebinden çıkardığını ve Mescidi Aksa’ya sürdüğünü belirterek, Salahuddin’in bunu hazırlayan kadınlara da dua ettiğini ifade etmiştir.
Misk şişesi ümmetin Kudüs ve Mescidi Aksa’yı ne kadar sevdiğine işaret eden çok önemli bir işarettir. Uzun uğraşlar sonucu elde ettikleri misk, o kadınların hatta bütün ümmetin bu konudaki inancını yansıtıyor. O şişe Kudüs’te işgalin ömrü uzasa da bu mübarek bölgenin İslamî olduğunu gösteriyor. Büyük komutan Salahuddin’in Mescidi Aksa’ya sürdüğü bu misk kadın, erkek bütün ümmetin miskidir. Bu, zafere olan inancın miskidir.
Ümmete Kudüs’ün özgürleştirilmesi sorumluluğunu hatırlatan “misk” hikâyesini anlattıktan sonra Başbakan İsmail Heniyye’nin de bir kıssasını aktarmak istiyorum. Başbakan Heniyye içinde Mescidi Aksa’nın avlusundan alınmış toprağın bulunduğu bir şişeyi Katar Emiri’yle Dünya Müslüman Âlimler Birliği Başkanına teslim etti. Toprağı teslim ederken de hem Katar halkına hem de bütün ümmete şu hatırlatmayı yapmayı da unutmadı: “Kudüs omuzlarınızda bir emanettir. Kudüs’ü, toprağını ve oradaki bereketi hatırlayın. Önünüzde duran şu toprağa bakın, önünüzdedir. Emirleriniz, âlimleriniz ve iş adamlarınız var. Mescidi Aksa’yı kurtarmak, bereketlerini muhafaza etmek ve ona misk sürmek omuzlarınızda bir emanettir. Filistin halkı emaneti koruma, zafer ya da şahadete kadar direnme sözünü vermiştir.”
Mescidi Aksa toprağı bir emir, komutan veya başkana sunulacak en büyük hediyedir. Bu Fethi işaret eden bir hediyedir. Daha önce Kadisiye günü Sa’d’ın gönderdiği elçinin Kisra ve Rüstem’in sarayından getirdiği toprakla geri dönmesi üzerine Sa’d “Allah Fars ülkesinin fethini size müyesser kılacaktır. İşte toprağı elinizde” demişti.
Ümmet iyidir. Ümmetteki hayır ve güzellikler çoktur. Ancak ümmetin uyanıp içindeki hayır ve bereketi etrafa dağıtması için kendisini uyandıracak, üzerindeki külleri silkeleyecek diri bir liderliğe ihtiyacı vardır. Hamas’ın, Kudüs ve fetih emanetini taşıyacak ümmeti uyandırmak için ezandan önce kalbinin kapısını çalmaya başladığını düşünüyorum.
Dr. Yusuf Rezka
filistinhaber