| 01 Şubat 2012 Çarşamba 08:44:00 |
![]() |
1-Avukat bulundurma hakkı yok
2-Temyiz hakkı yok
3-Sorumsuzluk ve sınırsız selahiyet
4-Asker ve siyasetçi her kademeden insanı yargılayabiliyor. Mustafa Kemal hariç.
İkinci grup milletvekili Hüseyin Avni Ulaş der ki “Allah bu yetkileri peygamberine dahi vermemiştir.”
Bu itirazı İstiklal Mahkemelerinin işleyişine yöneliktir.”
Bahadır Kurbanoğlu daha sonra Şapka Kanunu ve İskilipli Atıf Hocanın idamı süreciyle ilgili paylaşımlarda bulundu. “Şapka kanunu direkt halka yönelik ilk kanundur. Devrim kanunları artık halka dikta ettirilmeye başlanmıştır. Muhalif çıkışlar vardır ancak bunlar abartıldığı oranda isyan hadiseleri değildir. Örneğin Giresun’da bir caminin kapısına kimin astığı belli olmayan şapkayla ilgili bir kağıt parçasıyla olayların başladığı iddia ediliyor. Müezzin kağıtı imama getiriyor. Daha sonra olaylar çıkıyor ve Ankara’daki gazeteler iki gerici olay çıkardı diye manşetler atıyorlar. Benzer olaylar Erzurum’da da meydana geliyor. Ancak gerçek failler ortalıkta yok. Tabii ki şapka kanunu halk arasında da tartışılıyor. Ancak şapka ile alakalı sosyolojik ortam daha evvelden de var. Gayri müslümler şapka takıyorlar. Müslüman ahalide de şapka gavurluk ve züppelik alameti olarak görülüyor. Konu ile ilgili pek çok tartışmalar yapılıyor.
İskilipli Atıf Frenk Mukallitliği ve Şapka risalesi isimli eserini Temmuz 1924’te bastırdığında Maarif Vekaleti önce onay, daha sonra takdir veriyor bu risaleye. Bu sosyolojik ortamda yozlaşma, batılılaşma ve kadın kıyafeti gibi pek çok konu tartışılıyor. İskilipliyi İstiklal mahkemelerinde yargılayan Ali Çetinkaya şapka kanunu çıkmazdan evvel şapka taktığı için Vakit gazetesi adliye muhabiri Hikmet Şevkiyi dövüyor. Kanundan sonra ise tam tersi bir durum ortaya çıkıyor ve örneğin şapka takmayıp fes takan insanların Galata Köprüsünden denize atıldıklarını görüyoruz.
Aslında Şapka kanunu öncelikli olarak memurlar için çıkarılmış bir kanun. Ancak halk için de tavsiye var. O yüzden Rıfat Börekçi ve İstanbul Müftüsü başı açık namaz kılınabilir diye fetva çıkarmak zorunda kalıyor.
İskilipli Atıf için bazı Kemalist tarihçiler ve ilahiyatçılar, “şapkaya muhalefetten değil, vatan haini olduğu için idam edilmiştir.” demektedirler. Şapka kanununa muhalefet olayları çıktığında bu isyanların tetikçisi olduğu suçlamasıyla Frenk Mukallitliği isimli kitapları göndermek suretiyle hem de Teali İslam cemiyetinin Milli Mücadelecilerle ilgili beyannamesinin Yunan uçaklarınca 60 bin adet Anadoluya dağıtılması yüzünden hakkında soruşturma açıldığı iddiaları sözkonusu. Giresun’da yargılanan İskilipli Atıf beraat ediyor. Ancak Ankara’daki İstiklal Mahkemelerinde yargılanmaya devam ediyor. Ankara’da yargılanmaya devam etmesinin sebebi herhalde birilerinin İskiliplinin önemini kavrayamaması olarak gösteriliyor. İstiklal Mahkemeleri plansız adım atan kuruluşlar değildir.
Teali İslam Cemiyetiyle ilgili hususa gelince, Teali İslam cemiyetinin başkanı İskilipli Atıf’tır. Damat Ferit Paşa hükümeti milli mücadeleyi yürüten kadro hakkında kötüleyici bir fetva yayınlatmak isityorlar. Halk üzerinde etkili olsun diye. O zamanki Şeyhülislam Dürrizade bir fetva yayınlıyor. Fakat o beyannameler istenilen etkiyi yapmıyor. Bunun için İngilizler ve Damat Ferit Paşa Hükümeti bir yol arıyor. Halk üzerinde etkisi olan, siyasete bulaşmamış bir ilmi bir ceyetin bulunması gerektiğini söylüyorlar. Bu da Teali İslam Cemiyeti. Teali İslam Cemiyetinin kuruluş amacı öğretim görevlileri cemiyeti olması. İlk kuruluş amacı müderrislerin haklarını savunmak. Buradan anladığımız kadarıyla İskilipli Atıf İtilafçıların da adamı değil. Oyunlara da gelmemeye çalışan bir insan. Ancak Teali İslam Cemiyeti azalarına başvuruluyor bu karar için. Oylama yapılıyor ve 5 kabul 5 ret çıkıyor. En son kararı İskilipli Atıf verecek ve o da ret oyu veriyor. Böylece beyanname mühürlenemiyor. Ancak Şeyhülislam Mustafa Sabri’nin damadı Zeki Bey “siz isteseniz de istemeseniz de bu beyanname yayınlanacak” diyerek hem cemiyet üyelerini “bu iş vatan hainliğine kadar varır” diyerek tehdit ediyor; hem de kararı İkdam gazetesinde yayınlatıyor.
Bu beyanname olayından sonra İskilipli milli mücadeleye destek veren Vakit gazetesinde bir tekzibname yayınlatıyor. Ardından hem İskilipli cemiyetle ilişkisini kesiyor hem de arkadaşı Tahirul Mevlevi bu olayın ardından Ziraat Vekaletindeki görevinden uzaklaştırılıyor. Yani ikisi de bedel ödüyorlar. Ancak yıllar sonra İstiklal mahkemelerinde bu konu önlerine geliveriyor. Heyet İskilipliye inanmadığını ifade ediyor. Beyannameyi kendisini ileride sağlama almak için yayınlattığını iddia ediyor. Tabii ki Teali İslam ve İskilipli Atıf üzerinden yapılan bütün yalan yakıştırmaların hiçbir delili yok. Ancak tam tersi var. Cemiyet ilk defa Yunan işgalini kınayan cemiyettir.
Bütün bunlara rağmen mahkeme heyeti geriye dönük yargılama yaparak (beyannameden ötürü değil, şapka risalesinden dolayı) Risalenin yayınlandığı andan itibaren halkı isyana teşvik amacı güttüğü iddiası (bu ibare gerekçeli kararın ilk cümlesidir) ve Rize’deki olaylarda tahrik unusru olduğu “vicdani kanaati” ile İskilipli Atıf suçlu bulunuyor ve salben idamına karar veriliyor.
Hasan Mezarcı’nın arşiv belgelerine dayanarak hazırladığı İstiklal Mahkemeleri Zabıtları adlı kitabın 4. ve 5. Defterler ve 6. Defterin 180 ve 189. sayfaları yok. Bunlar zabıtlardan çıkarılmış. Bu kısımlar muhtemelen dönemin meclis başkanı Hüsamettin Cindoruk tarafından kaybediliyor. Şimdi bu savunma nasıl bir savunma ki bir şekilde kaybediliyor. Bu da ilginç anektodlardan biridir.
Kurbanoğlu “Onların itibarları devlet tarafından iade edilsin ya da edilmesin. Onların itibarları salih amellerinde, mücadelelerinde, kalplerimizde, gönüllerimizde, hafızalarımızda capcanlıdır. Rabbimize olan duamız onlara olan vefa borcumuzu yerine getirebilecek sorumluluk duygusunu bizlere bahşetmesidir. Onların gerçek hikayelerini çocuklarımıza ve gelecek kuşaklara layıkınca aktarabilmeyi nasip etmesi, bu yolda göstereceğimiz cehd, gayret azmin karşılığında din gününde bizleri Atıf hocaların arasına katarak bizleri şahitlerle birlikte haşretmesidir.“ duasıyla sunumunu sonlandırdı.
Seminer katılımcıların soru cevap ve yorumlarıyla son buldu.
Haksözhaber
|
||||||
|
||||||