Sitene Ekle Künye Temsilcilikler Abonelik Arşiv Video Galeri Foto Galeri Doğru Gazete İletişim Arapça

Ana SayfaGüncelDünyaEkonomiAile & SağlıkKültür & SanatBilim & Teknolojiİlim & İrfanAraştırmaEtkinliklerDoğrugençDoğruhaberÇeviri MakalelerRöportajİslam & HayatAyetHadis-i ŞerifGünün YorumuRamazanYazı DizisiKitapÇocuk BahçesiRehberlikHutbeFıkıh KöşesiAnalizOkur KöşesiKürdî

Ba`de Harabil Basra

Hali hazırda bütün dünyanın dikkatleri Körfez bölgesinin iki yakasına yoğunlaşmış durumda.
01 Şubat 2012 Çarşamba 14:54:00
Bunun birinci nedeni, petrol. İkincisi, İran’ın alelacele nükleer başlık üretme çabaları. Üçüncüsü ise, bütün bu olup bitenlerin, kriz durumunda olan batı ekonomileri üzerindeki yansımalarının nasıl olacağı..

Körfez sularında uçak gemileri, Amerikan donanması ile savaş gemileri cirit atıyor. İran’ın deniz tatbikatları, Hürmüz boğazını kapatma tehditleri, bölge ülkelerinin yöneticilerini kendi koltuklarından önce vatandaşlarının geleceği açısından haklı olarak telaşlandırıyor. Bunun için kendilerini tehdit edecek bu tehlikeyi müzakere etmek sadedinde toplantılar yapıyorlar. Bahreyn’in başkenti Menama bir kaç gün önce Arap Körfez Devletleri İşbirliği Konseyinin düzenlediği “Milli ve Bölgesel Güvenlik” adı altında bir konferansa ev sahipliği yaptı. Konferansa konsey genel sekreteri Abdüllatif Ziyani ile beraber değişik devletlerden güvenlik sorumlusu şahsiyetler ve Bahreyn’deki ABD elçisi katıldı.

Toplantı salonunda beklenmedik bir çok şeyler oldu. Bunların en önemlisi; Dubai Polis Genel Amiri Tümgeneral Dahi Halfan ile Suudi istihbarat şefi, Prens Türki El- Faysal’ın bölgedeki Amerikan politikalarını sert bir şekilde eleştirmeleri oldu. Bu eleştirilere dayanamayan Amerikan elçisi, öfkelendi ve toplantıyı protesto ederek terk etti.

Bu toplantıda ele alınıp konuşulan çok önemli noktalar var elbette, ama özellikle Prens Türki El- Faysal’ın şu itirafı üzerinde durmayı önemli görüyorum. Prens Faysal şöyle diyor: “Irak, bölgesel denge açısından temel bir aktör durumunda idi. Amerikanın hatalı bir şekilde bu ülkeyi işgali, bölge için gerekli olan dengeyi bozmuş ve stratejik olarak İran’ı öne çıkarma fırsatını doğurmuştur”.
…..
Prensin, Amerika’nın Irak’ı işgali konusundaki görüşüne elbette katılıyoruz. Irak’ın işgali sade bir hata değil, bütün bir bölge için büyük bir felaket olmuştur. Ancak, Prens’e ve diğer Körfez ülke sorumlularına şunu hatırlatalım: Beyler, Irak’a konan ambargoyu destekleyerek, siz bu konuda en büyük hatayı işlemediniz mi? Bağdat’ın işgaline zil takıp oynayanlar da sizden başka kimdi?

Eğer Amerikanın Irak’ı işgali bir milyon şehide mal olmuşsa; sizin uyguladığınız ambargo da Irak’ı darmadağın etmiş ve bir o kadar daha Iraklının ölümünü netice vermişti. İran’ın lehine bir dengenin oluşması ve bütün bu sonuçların hepsinden birebir Körfez ülkeleri ve özellikle şimdiye kadar Amerikanın en büyük stratejik ortağı sıfatıyla kendisine destek sağlayan Suudi Arabistan sorumlu değil midir?

Hatanın itiraf edilmesi elbette fazilettir. Hata işleyenlerin en hayırlıları ise, tevbe edip hatalarını terk edenlerdir. Bundan daha güzel olanı ise, geçmişin hatalarından ibret alıp yakın gelecekte Amerikanın aynı hatalı siyasetini sahiplenmekten vazgeçmek ve daha büyük hatalara düşmekten sakınmaya çalışmaktır. Amerikanın sadece körfez bölgesinde değil, bütün Arap aleminde uyguladığı politikalarını desteklemeyi bırakın artık.


Amerika sadece İsrail’in güvenliği için Irak’ı işgal etti. Aynı sebepten şimdi de, İran aleyhinde bir savaşa hazırlanıyor. İran’ın nükleer gücü Arapları tehdit etmez; bilakis İsrail’i tehdit eder. İran’ın nükleer gücünün Arapları da tehdit edeceğini var saysak dahi, bu tehdit asla İsrail’inkinden daha tehlikeli değildir. Öyleyse niçin İsrail nükleer gücüyle beraber yaşamayı kabul ediyoruz da, -var mıdır, yok mudur- bilemediğimiz İran’ın nükleer hazırlığını ortadan kaldırmak için aleyhte bir savaşa katılıyoruz?

Prens Türki, İran’ın nükleer silaha sahip olmasının bölgede bir silahlanma yarışı doğuracağından korkuyor. Prensin bu korkusunu ve sebeplerini anlamakta güçlük çekiyoruz. Şimdi sorayım; neden iki yüzden fazla nükleer başlığa sahip İsrail, bir silahlandırma yarışına götürmedi sizi? Hadi, bu yarışı şimdi bile olsa başlatırsanız; oh, ne hoş diyeceğiz. Çünkü böyle bir şey, Arapların hem İsrail hem de İran karşısında stratejik dengeyi sağlamalarını gerçekleştirecektir.

Amerika, Irak’ı Körfez ülkeleri nezdinde düşman hanesine koymaya teşvik ederek kendilerine büyük bir bedel ödettirdi. Gene Amerika, biz Araplara komplo kurarak Sudanı bölüp parçaladı. Libya’yı de Nato’nun mandası yaparak işi daha da ileri götürdü. Şimdi ise, Mısır devrimini kapıp yörüngesinden ayırmak için komplolar tertip ediyor. Amerika, Suriye’yi de kesinlikle kanlı bir iç savaşa sürüklemek istiyor. Suriye rejimi de inadını sürdürerek bu konuda Amerika’ya büyük bir hizmet sunuyor.
Bazı Körfez yöneticileri, Saddam’ı destekleyerek kendimizi İran’a karşı koruduk, diye avunabilirler. Ama şunu unutmasınlar ki, bu defa İran aleyhinde Amerika’nın yanında yer alırlarsa, avunacakları bir şey de bulamayacaklardır. Çünkü, su testisi su yolunda bu defa ellerinde sağlam kalmayacak ve kırılacaktır. Zaten İran, kendi aleyhinde saf tutacak komşularına karşılık vereceğini gizlemiyor.

Dileriz ki, Prens El-Faysal’ın sözleri ve Tümgenerel Dahi Halfan’ın eleştirileri Körfezdeki uyanışın bir başlangıcı olsun. Savaş tamtamlarını çalan Amerika’ya, “yeter artık!”şu yalan yanlış politikalarınıza karnımız doydu, diyebilsinler ki, Amerika da, elçileri ile beraber savaş gemilerini alsın ve defolup gitsin.

Kaynak:Al-Quds Al- Arabi
Yazar :Abdulbari Atvan
Çeviri: Selahaddin YILDIRIM / Doğruhaber

 

Haberleri Paylaşarak Bilgiyi Anında Arkadaşlarınıza Ulaştırabilirsiniz.
Yorumlar
 
DİĞER HABERLER
SON DAKİKA
Tümü
Van

ÇAĞRI TV       İLKHA       İNZAR       KELHAAMED       NİSANUR       DUA      MUSTAZAF-DER      ÖZLEM AJANS      TESSEP

Yavuz Selim Mh. Mehmetçik sk. no:71 kat:2 Esenler/İstanbul Tel: (0212) 562 60 06 Fax: (0212) 562 60 16 Email: web@dogruhaber.com.tr Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.