Sitene Ekle Künye Temsilcilikler Abonelik Arşiv Video Galeri Foto Galeri Doğru Gazete İletişim Arapça

Ana SayfaGüncelDünyaEkonomiAile & SağlıkKültür & SanatBilim & Teknolojiİlim & İrfanAraştırmaEtkinliklerDoğrugençDoğruhaberÇeviri MakalelerRöportajİslam & HayatAyetHadis-i ŞerifGünün YorumuRamazanYazı DizisiKitapÇocuk BahçesiRehberlikHutbeFıkıh KöşesiAnalizOkur KöşesiKürdî

Arap Baharı ve İslami Hareketler

Arap Baharı ülkelerinde Arap halklarının bilinci, bu halkların özgürlük rüzgârlarını solumaya başlaması sonrası nezih ve özgür seçimlere katılan her eğilimi destekleyip desteklememenin kaynağıdır.
01 Aralık 2011 Perşembe 13:29:00
Arap devrimlerine saldırma saplantısına girenler İslam ve müslümanlardan korkma fobisine yakalandılar.
 
İçlerinden çoğu İhvan fobisi hastası olup baskıcı rejimlerin devrildiği Tunus, Mısır ve Libya`da İslami hareketlerin düşman olarak görüldüğü, zulüm gördüğü, liderlerinin sürüldüğü, bir kısmının idam edildiği, bir kısmının da cezaevlerine konulduğu gerçeğini gözden kaçırmaktalar. Bunun yanı sıra İslami hareket bir siyasî parti, hayır cemiyeti veya bir şahsî liderlikten ibaret değildir. Okul, üniversite, cami, sokak ve işyerinde hareket halinde bir çağrıdır. Bu yüzden Arap baskıcı rejimler bu hareketi tasfiye etmekte ve kamuoyu nezdinde kredisi bitmiş diğer siyasî güçlere yaptıkları gibi kendi projesinde bir malzeme olması için diz çöktürmekte başarılı olamadı.
 
Tunus`ta rejimin İslami hareketin liderlerine yönelik izlediği sürme yöntemine rağmen Nahda hareketiyle temsil edilen Müslümanlar tek başlarına kurucu mecliste 90 sandalye kazanırken arkasından gelen diğer üç parti adı geçen mecliste sadece 73 sandalye elde ettiler. Rakipleri Nahda`yı demokrasi ve kadın hakları düşmanlığıyla suçladı. Hareketin tarihî lideri Raşid El Gannuşi, gerek hareketin içinde gerekse de genel seçimlerde aday olmayarak bir örnek sundu. Kadın haklarına yönelik tutumu da örnekti. Zira Tunus sahasında 49 kadın aday seçimleri kazanmıştı ve bu rakamın 42`si Nahda hareketindendi. Diğer liberal siyasî güçlerle koordinasyon ise çok iyi durumda. Cumhurbaşkanı ve başbakan adaylığı yanı sıra geçici hükümetin kurulmasını bu güçlerle diyalog içinde yürütüyor hareket. Peki, Arap dünyasında İslamcıların düşmanlarına ne şimdi?
 
Ayrıca Mısır`da geçen mart ayında yapılan anayasa değişikliği referandumunda ve son aylarda yapılan sendika seçimlerinde İslami hareketin elde ettiği ilerleme Mısır sahasındaki en güçlü hareketin İslami hareket olduğunu gösterdi. Son seçim sonuçları ise bu tahminin doğruluğunu ispatlayacaktır. İhvan hareketi doksan yıl boyunca baskı, zulüm ve kovuşturma gördü, tasfiyeye maruz kaldı ancak her krizden sonra yeniden güçlü şekilde çıktı. Bütün bunlara rağmen baskıcı yöneticilerin politikaları sebebiyle iktidarın dizginlerini eline alması yönünde denenmedi. Arap vatanında demokrasi çağrısı yapan ABD, birçok kez müslümanları iktidara taşıyacak demokrasiye karşı olduğunu açıkladı. Cezayir`de Batı`nın ve ABD`nin emirleriyle müslümanların ezici zaferiyle birlikte 1991 seçimlerinin nasıl iptal edildiğini gördük. Arap dünyamızdaki gelişmeler bir kez daha gösterdi ki nezih ve özgür seçimler İslam ülkelerinde seçmenlerin çoğunluğunun İslami eğilimi desteklemesine yol açmaktadır. Tabii bu başarı, Müslümanların İslamî metodu zamana, mekâna, halkın ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun bir formülle açıklamak için bu şansı iyi kullandıkları takdirde elde ediliyor.
 
İşte Abdullah Salih, İhvan`ı, kendisine yönelik halk devrimi komplosunun arkasında durmakla suçluyor. Beşşar Esed, Britanya Sunday Telegraph gazetesine son yaptığı açıklamada "Suriye, Tunus ve Mısır`dan farklıdır. Bugün Suriye`nin yaşadığı şey Müslümanların komplosuna karşı olan çekişmedir. Bizler 1950`lerden beri İhvan`la savaşıyoruz." diyordu. Esed`in sözlerinin Arap veya Batılı sahada bıraktığı etki, rejime karşı direnen tek güç olması hasebiyle İslamcı akıma yani İhvan`a yaramaktadır.
 
Arap Baharı ülkelerinde Arap halklarının bilinci, bu halkların özgürlük rüzgârlarını solumaya başlaması sonrası nezih ve özgür seçimlere katılan her eğilimi destekleyip desteklememenin kaynağıdır. Bütün göstergeler siyasal İslami hareketlerin uzun diktatör despot yönetimlerinden sonra gelen Arap Baharı devrimlerinin meyvesini kopardıklarına işaret ediyor.
 
Dr. ADİL EL BEYATİ’nin analizi:
Katar gazetesi, Er Raye 27 Kasım 2011
Çeviri: Zaman Gazetesi

Haberleri Paylaşarak Bilgiyi Anında Arkadaşlarınıza Ulaştırabilirsiniz.
Yorumlar
Ziyaretçi 02 Aralık 2011 Cuma 11:20:45
HAKİKAT
TÜM MÜSLÜMANLAR ÖNCELİKLE ŞUNU İYİCE BİLMELİDİR. GEÇMİŞTE SAVAŞLA SİNDİREMEDİKLERİ MÜSLÜMANLARI GÜNÜMÜZDE ÜRETİMLERİYLE, KENDİ ZİHNİYETLERİYLE ÇEVİRDİKLERİ VE MİLYARLAR HARCADIKLARI FİLMLERİYLE,
MÜZİKLERİYLE VE DAHADA KORKUNCU KADINLARIMIZI BU YOLLARLA KANDIRARAK İSLAMİYETİ PASİF HALDE TUTMAYI BAŞARDILAR. PASİFLİKTEN KURTULMAK İÇİN BU SAYILAN TUZAKLARI İSLAMİ KALIBA OTURTMAKTIR. MİSAL AHLAKSIZ FİLMLER İZLEMEK YERİNE MÜSLÜMANLARIN İSLAMİ FİLMLER SATIN ALARAK İZLEMESİ. BU MÜSLÜMANLARIN YOZLAŞMASINI ÖNLER VE İSLAMİ FİLM SEKTÖRÜNÜN GELİŞMESİNİ SAĞLAR.
 
DİĞER HABERLER
SON DAKİKA
Tümü
Van

ÇAĞRI TV       İLKHA       İNZAR       KELHAAMED       NİSANUR       DUA      MUSTAZAF-DER      ÖZLEM AJANS      TESSEP

Yavuz Selim Mh. Mehmetçik sk. no:71 kat:2 Esenler/İstanbul Tel: (0212) 562 60 06 Fax: (0212) 562 60 16 Email: web@dogruhaber.com.tr Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.